D-Tipi Exproof Koruma Nedir?

İlk uygulanan koruma yöntemi d-tipi korumadır. Diğer metot ve yöntemler sonradan geliştirilmiştir. Bu tip korumanın prensip resmi yandaki resim 5.01’de görülmektedir.

Genel Bakış

En çok kullanılan ve geniş bir tatbikat alanı olan bir koruma yöntemidir. Bu yöntemde ark veya ısı üreten alet (örneğin transformatör, kesici, yol verici gibi) basınca dayanıklı bir muhafaza içersine yerleştirilir. Patlayıcı gaz, flanş ve kapak aralıklarından her an içeri sızabilir ve yol verme esnasında çıkan elektrik arkı bu gazı patlatabilir. D-tipi muhafaza öyle yapılmıştır ki, muhafazanın içensinde patlayan gaz, dış kısımda hazır bekleyen ve patlama kıvamında olan gazı ateşleyemez. Yani içerdeki alev dışarı sızmaz. Bu nedenle, ALEV SIZMAZ KORUMA (exproof) olarak adlandırılır.

Fiziksel olarak bu olay nasıl mümkündür? İçerde patlayan gazın basıncı ile dışarıya alev  sızabilir. D-tipi muhafazanın, kapak ve flanş gibi dış ortamla irtibatı olan bağlantı kısımları öyle yapılmıştır ki, patlama anında sızan alev soğur ve ısısı da dış ortamdaki gazı patlatmaya yetmez. Bu nedenle flanş aralık ve yüzeyleri belli genişlikte imal edilmek zorundadır. Bu ölçüler standartlarla belirlenmiştir. Sızan alevin soğuyarak dışarıdaki gazı patlatmama olayına, ALEVSIZDIRMAZLIK denilir ve bu tabir standartlara da yerleşmiştir. Alevsızmaz tabirinin İngilizce karşılığı FLAMEPROOF ve Almanca’sı ise SCHLAGWETTERGESCHÜTZ olarak bilinmektedir. Konu ile ilgilenenler bu tabirlere sıkça rastlayabilirler.

En Küçük Flanş Uzunlukları ( L ) ve Emniyet Açıklıkları ( W): 

Alev sızmaz bir muhafazanın nasıl imal edileceği TS EN 50018 de detayları ile verilmiştir.  Burada bazı önemli noktalar vurgulanacaktır. Flanş boyları (L) ve en büyük emniyet açıklıkları (W) yandaki resimlerde görüldüğü gibi bağlantı şekline göre farklıdır ve tablolarda görüleceği gibi standartlar da farklı değerler verilmektedir.

Alev Sızmazlığın Denenmesi  

Resim 5.01’de görüldüğü gibi d-tipi muhafazanın deney yöntemi prensip olarak çok basittir. Muhafazanın içine ve dışına patlayıcı kıvamda gaz (örneğin %6 metan hava karışımı) verilir. Sonra mahfazanın içersi otomobil bujisi ile ateşlenir. İçerdeki gaz ateşlenince dışarı sızmamalıdır. Bunlar basınç ve gaz ölçümleri ile denetlenir. Bu deney peş peşe 6 kere yapılır. Bu 6 deneyin hiçbirinde alev dışarı sızmamalıdır. Deney 6 dan fazla yapılmaz çünkü flanş yüzeyleri ısınarak alevi sızdırabilir. Standartlar 3 adet deneyi yeterli görmektedir. Bazı kaynaklar ise 10 adet denemeden bahsetmektedir.

Alev sızmazlığın (FLAMAPROOF) geliştirildiği 1920-30’lu yıllarda bu deneyler zor ve külfetli idi. Çünkü metan gazı ile deney yapmak kolay değildir. Deney kazanına konulan metan gazı ve bilhassa II. Grup gazlar için kullanılan propan gazı havada eşit (uniform) dağılmıyor, metan gazı üste çıkıyor, propan gazı da dibe çöküyor idi. Eşit dağılım için karıştırıcı pervane kullanılmakta idi. 1960 (?) lardan sonra deneyler hidrojen gazı ile yapılmaya başlanmıştır. Çünkü hidrojen gazı hava ile homojen bir karışım sağlamaktadır ve hidrojenin metan ve propana eşdeğer karışım oranları deneylerle tespit edilmişti. Ayrıca deneyler özel basınçlı kaplarda yapılmaya başlanarak, d-tipi deneyleri o kadar basitleştirilmiştir ki, laboratuarda yanında sigara içilebilecek kadar emniyetli hale gelmiştir. 1960 ve 70’li yıllarda sır olan bu deney yöntemleri günümüzde standart hale gelmiş ve Avrupa normlarında da yerini almıştır.


* M.Kemal Sarı, Patlayıcı Ortamlar Ve Patlayıcı Ortamlarda Kullanılan Elektrik Aygıtları Hakkında Genel Bilgi